Helal Gıda , Helal Lokma

post image

HELAL GIDA- HELAL LOKMA” dır.

          Kişinin kazandıkları ve yedikleriyle manevi hayatı arasında bir ilgi vardır.  Kazancı, yediği ve içtiği haram olan insanların manevi hayatları söner ve Allah ile bağları kopar. Neticede nefsinin ve şeytanın esiri olur. Bu gerçeğe işaret eden ayetlerden biri olan Bakara Süresi 168. ayetin mealine kulak verelim: “Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarında yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.”

Her alanda en güzel örnek olan Resûl-i Ekrem Efendimiz, şöyle bir örnek vererek helal-haram konusuna dikkatlerimizi çekmektedir:

“Bir kimse uzun bir sefere çıkar. Saç­ları dağılmış, toza toprağa bulanmış bir hâldedir. Ellerini semâya kaldırarak: Yâ Rabbî, Yâ Rabbî! diyerek duâ eder. Hâlbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır. Böyle birinin duası nasıl kabul edilir?”[1]

Helal-haram duyarlılığı; Allah’ın çizdiği sınırları aşmamayı, her işimizde Rabbimizin rızasına uygun davranmayı gerektirir. Yediklerimiz ve içtiklerimizin helal olmasına dikkat etmek de bu hassasiyetin bir parçasıdır.

Dinimizce haram kılınan yiyecek ve içecekler arasında; İslamî usullere uygun kesilmemiş hayvan etleri, leş, akıcı kan, domuz ürünleri, Allah’tan başkası adına kesilmiş hayvanlar, alkollü içkiler, pis ve sağlığa zararlı olan maddeler bulunmaktadır. Ayrıca, yenmesi haram olan şeylerin kazancı da haramdır. Efendimiz(s.a.s)’in ifadesiyle, “Allah bir millete bir şeyin yenmesini haram kıldı mı, onun parasını da haram etmiş demektir.”[2]

 

Müslümanların kendi gıdalarını, Yüce Allah’ın koyduğu helal sınırları içinde üretme ve tüketme, ticaretlerini de yine helal sınırlarına göre yapma sorumlulukları bulunmaktadır. Allah’ın koyduğu sınırlara riayet, bir taraftan da, Allah’ın helal kıldığı nimetleri helal bilmeyi, şahsi arzulara dayanarak bunlara haram dememeyi gerektirir. Unutmamak gerekir ki, şüpheli şeylerden uzaklaşayım derken, nimetler hakkında bilgisizce hüküm vermeyi dinimiz asla onaylamaz.

Nitekim yüce Rabbimiz: “Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri kendiniz haram etmeyin ve Allah’ın koyduğu sınırları aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez. Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının”[3] buyurmak suretiyle bu hususa işaret etmiştir.

 

Geliniz her işte olduğu gibi, helal gıda konusundaki gayretlerimizi de, Allah’ın rızasını gözeterek ve samimiyet içerisinde yürütelim. Yeme ve içmeyi, hayatımızın gayesi değil, hakiki kulluğun bir vesilesi haline getirelim. Helal konusunun aynı zamanda bir ahlak konusu olduğunu da unutmayalım.

Süleyman Hilmi Silistrevi Hz.leri de “Dört sebepten dışarıdaki yemeklere itibar etmeyiniz. 1-Yağı 2-Eti 3-Kimin yaptığı 4-Ne zaman pişirildiği..” buyurmuşlardır.  İyi insan, iyi Müslüman, sadece temiz ve helal gıdalar yer, helal yoldan beslenir. Müslüman bu konuda  Allahın rızası dışına çıkmamalıdır.

 

[1] Müslim, “Zekat”, 65.

[2] Ebu Dâvud, “Büyû”, 66.

[3] Maide 5/ 87-88.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir